Otomatik yönlendirmeli araçlar (AGV'ler) ve tekerlekli mobil robotlar şu anda endüstriyel otomasyon alanında hakim olsa da, geleneksel tekerlekler fiziksel bir sınırla karşı karşıya. Modern bir depo ortamında düz bir zemin standarttır. Ancak otomasyon hastaneler, restoranlar ve karmaşık üretim salonlarına doğru ilerledikçe, "gerçek dünya" tekerleklerin aşamadığı engeller sunar.
İnsansı robotlar, saha otomasyonunda bir sonraki evrimsel adımdır. İnsan fizyolojisini taklit ederek, bu makineler sensörler için değil, insanlar için tasarlanmış ortamlarda hareket eder. Bu değişim üç temel unsur tarafından yönlendirilir: gelişmiş hareket kontrolü, sofistike çevresel algılama ve merkezi olmayan donanım modülerliği.
Yüksek çeşitlilikte üretim ve hızlı ürün değişimleri, modern üretim ortamını tanımlar. Ayak uydurmak için, endüstriyel otomasyon katı, eski sistemlerin ötesine geçmelidir. Geleneksel hareket sistemleri statik ortamlarda başarılı olsa da, mekanik aşınma veya sıcaklık dalgalanmaları gibi gerçek dünya değişkenleriyle genellikle zorlanırlar. Yapay Zeka (YZ) ile kinematiğin entegrasyonu sayesinde, üreticiler gerçek zamanlı öğrenen ve optimize eden uyarlanabilir sistemler oluşturabilirler. Bu gelişme, fabrika otomasyonunun dayanıklı, hassas ve son derece verimli kalmasını sağlar.