Honeywell, Davos 2026'da Fiziksel Yapay Zeka ve Endüstriyel Otomasyona İki Katı Yatırım Yapıyor

2026 Dünya Ekonomik Forumu'nda Davos'ta, Honeywell CEO'su Vimal Kapur, şirketin sanayi otomasyonuna olan bağlılığını yeniden teyit etti. Otomasyonu, küresel verimliliği yeniden tanımlayacak sürekli bir büyüme itici gücü olarak tanımladı. Honeywell stratejik kurumsal ayrışmasına yaklaşırken, firma "Forge" platformuna öncelik veriyor. Bu dijital ekosistem, geleneksel kontrol sistemleri ile modern veri analizleri arasındaki boşluğu kapatmayı amaçlıyor. Sonuç olarak, Honeywell kendini altyapı verimliliğinin yeni dönemine liderlik etmeye hazırlıyor.
Fiziksel Yapay Zeka ve Forge ile Verimliliği Açığa Çıkarmak
Geleneksel yapay zeka genellikle kamuya açık veri kümelerine dayanır, ancak sanayi ortamları farklı bir yaklaşım gerektirir. Honeywell buna "Fiziksel Yapay Zeka" adını veriyor; bu teknoloji, fabrikalar ve rafinerilerin özel veri bölmeleri için özel olarak tasarlanmıştır. Tüketici yapay zekasından farklı olarak, Fiziksel Yapay Zeka gerçek zamanlı işlemleri optimize etmek için doğrudan PLC ve DCS donanımlarıyla etkileşime girer. Forge platformu bu verinin merkezi sinir sistemi işlevini görür. Böylece operatörler veri sürtüşmesini ortadan kaldırabilir ve güvenlikten ödün vermeden bölüm bazlı sorunları çözebilirler.
Üçlü Kurumsal Ayrışmayı Yönetmek
Honeywell şu anda üç bağımsız, halka açık şirket haline gelmek üzere büyük bir yapısal dönüşüm geçiriyor. Özel kimyasallar birimi Solstice Advanced Materials, ayrılma sürecini tamamladı. 2026 sonuna kadar havacılık bölümü de ayrı bir şirket olacak. Bu da ana Honeywell varlığını tamamen fabrika otomasyonu ve bina teknolojilerine odaklanmış bırakacak. Kapur’a göre, bu ayrışma yatırımcılar için daha net bir değer önerisi yaratıyor. Ayrıca otomasyon iş kolunun kendi pazarında daha hızlı yenilik yapmasına olanak tanıyor.
Kontrol Sistemleri ile İşgücü Verimliliğini Artırmak
Yapay zekanın fiziksel dünyaya entegrasyonu, insan işgücünü değiştirmek yerine desteklemeyi amaçlıyor. Gelişmiş sanayi otomasyonu sistemleri artık tekrarlayan işleri ve karmaşık veri ilişkilerini üstleniyor. Böylece teknisyenler yüksek düzey karar alma ve önleyici bakıma odaklanabiliyor. Kapur, işgücü verimliliğinin artırılmasının küresel ekonomi için en büyük kazanç olacağına inanıyor. Yapay zeka destekli kontrol sistemleri sayesinde şirketler enerji ve tedarik zincirlerini benzeri görülmemiş bir hassasiyetle yönetebilecekler.
Uzman Görüşü: "Fiziksel Yapay Zeka" Gerçek Sanayi Sınırıdır
Benim bakış açıma göre, Honeywell’in "Fiziksel Yapay Zeka"ya odaklanması, sanayi otomasyonundaki en büyük engel olan BT ile OT (Operasyonel Teknoloji) arasındaki "hava boşluğu"nu ele alıyor. Birçok teknoloji firması genel yapay zeka sunarken, az sayıda firma bir kimya tesisi ya da yüksek katlı bir ısıtma-soğutma sisteminin inceliklerini anlıyor. Honeywell’in yüzyıllık alan uzmanlığı, bu özel modelleri eğitmede büyük bir avantaj sağlıyor. Ancak bu stratejinin başarısı, eski donanımların bulut tabanlı yazılımlarla sorunsuz entegrasyonuna bağlıdır. Bu uzmanlaşmış, daha küçük şirketlere yöneliş, büyük şirketlerin gizli değeri ortaya çıkarmaya çalıştığı artan bir eğilimdir.
Fabrika Otomasyonu ve Veri Entegrasyonu İçin Gelecek Görünümü
Otonom işletmelere geçiş, küresel işletmeler için artık bir seçenek değil zorunluluktur. Honeywell’in stratejisi, sanayi otomasyonunun geleceğinin yazılım tanımlı donanımda yattığını gösteriyor. Binalar ve fabrikalar akıllandıkça, entegre DCS ve yapay zekaya hazır sensörlere olan talep hızla artacak. Ayrıca, özel bir otomasyon şirketine dönüşme eğilimi, uç bilişim alanında daha agresif araştırma ve geliştirmeye yol açacak. Bu odak, Honeywell’in sürdürülebilir ve verimli altyapı için küresel çabada baskın bir güç olarak kalmasını sağlayacak.
