Yeni Bir Hayat: ABB'nin NASA'nın Rüzgar Tünelini Canlandırması

A New Lease on Life: ABB's Revitalization of NASA's Wind Tunnel

Yenilik Mirası

NASA'nın Ulusal Transonik Tesisi (NTF), onlarca yıldır havacılık araştırmalarının temel taşlarından biri olmuştur. Bu son teknoloji rüzgar tüneli, Boeing 777 ve Uzay Mekiği gibi ikonik uçakların geliştirilmesinde kritik bir rol oynamıştır. Ancak teknoloji ilerledikçe ve ekipman yaşlandıkça, bu tür çığır açan tesislerin bile operasyonel mükemmeliyetlerini koruyabilmek için modernizasyona ihtiyacı vardır.

Gelecek İçin Bir Ortaklık

NTF'nin kritik ekipmanlarının ömrünü uzatma ihtiyacını fark eden NASA, endüstriyel otomasyon ve hareket kontrolünde küresel lider olan ABB'ye yöneldi. ABB'nin sürücü teknolojisi ve servis çözümlerindeki uzmanlığı, bu zorlu görev için mükemmel bir eşleşmeydi.

Bir Mirasın Modernizasyonu

ABB'nin mühendisleri, mevcut 101 megavat değişken hızlı sürücüyü titizlikle değerlendirdi ve yükseltilmesi gereken ana bileşenleri belirledi. En son teknoloji ve yenilikçi mühendislik tekniklerinden yararlanarak, ABB, sürücüyü orijinal performansından ödün vermeden modernize etmeyi başardı. Bu stratejik yaklaşım, sürücünün ömrünü uzatmakla kalmayıp aynı zamanda verimliliğini ve güvenilirliğini artırdı.

Modernizasyonun Faydaları

NTF'nin sürücüsünün modernizasyonu birçok fayda sunmaktadır:

Uzun Ömür

Yaşlanan bileşenlerin son teknoloji ile değiştirilmesiyle, ABB, sürücünün ömrünü önemli ölçüde uzatarak NASA'ya değerli zaman ve kaynak tasarrufu sağlamıştır.

Geliştirilmiş Performans

Yükseltilmiş sürücü, daha hassas kontrol ve daha yüksek verimlilik sağlayarak geliştirilmiş performans sunar.

Azaltılmış Kesinti Süresi

Olası sorunları proaktif olarak ele alıp bakım programlarını optimize ederek, ABB'nin çözümü kesinti süresini en aza indirir ve NTF'nin kullanılabilirliğini maksimize eder.

Çevresel Sürdürülebilirlik

Modernizasyon projesi, enerji tüketimini azaltarak ve atıkları en aza indirerek sürdürülebilirlik hedefleriyle uyumludur.

Yenilik ve Ortaklığın Kanıtı

NTF'nin sürücüsünün başarılı modernizasyonu, sektör liderleri ile son teknoloji arasındaki iş birliğinin gücünün bir kanıtıdır. NASA ile yakın çalışarak, ABB sadece kritik bir altyapının ömrünü uzatmakla kalmamış, aynı zamanda havacılık araştırma ve geliştirme alanının ilerlemesine de katkıda bulunmuştur.

Hepsini Göster ↓
Blog gönderileri
Hepsini Göster ↓
Yokogawa Integrates ANYmal Inspection Robots into OpreX Automation Ecosystem
plcdcspro

Yokogawa, ANYmal Denetim Robotlarını OpreX Otomasyon Ekosistemine Entegre Ediyor

Yokogawa Elektrik Şirketi yakın zamanda İsviçreli robotik öncüsü ANYbotics ile stratejik bir ortaklık kurdu. Bu iş birliği, Yokogawa’nın OpreX Robot Yönetim Çekirdeği ile ANYmal dört ayaklı robotik platformunu birleştiriyor. Uzmanlaşmış robotik teknolojiyi yerleşik endüstriyel otomasyon yazılımıyla bir araya getirerek, ikili yüksek riskli ortamlarda güvenliği yeniden tanımlamayı hedefliyor. Bu bütünleşme, tesis işletmecilerinin otonom denetim filolarını tek, birleşik bir dijital katmanda yönetmelerine olanak sağlıyor.

ABB Launches SaaS Energy Management to Revolutionize Industrial Process Control
plcdcspro

ABB, Endüstriyel Süreç Kontrolünü Devrimleştirmek İçin Bulut Tabanlı Enerji Yönetimini Başlattı

ABB, enerji optimizasyon paketi için Hizmet Olarak Yazılım (SaaS) sunum modelini tanıtarak dijital portföyünü resmen genişletti. ABB Ability™ OPTIMAX® 7.0 ve Gelişmiş Süreç Kontrolü (APC) 7.0 sürümleri, ağır sanayinin enerji yönetiminde önemli bir değişimi işaret ediyor. Bu araçlar, operatörlere dalgalı enerji piyasalarıyla başa çıkarken en yüksek üretim performansını sürdürme çevikliği sağlıyor.

Schneider Electric Unveils Software-Defined Automation to Transform Industrial Control Systems

Schneider Electric, Endüstriyel Kontrol Sistemlerini Dönüştürmek İçin Yazılım Tanımlı Otomasyonu Tanıttı

Endüstriyel alan, açık ve esnek yapılar yönünde köklü bir değişim geçiriyor. Schneider Electric yakın zamanda EcoStruxure Foxboro Yazılım Tanımlı Otomasyon (SDA) adlı ürünü tanıttı. Bu platform, sektörün ilk yazılım tanımlı dağıtık kontrol sistemi (DCS) olarak öne çıkıyor. Amacı, özel donanım zincirlerini kırmak ve modern fabrikalar için yeni bir çeviklik seviyesi sunmaktır.